etkin haber

164

ÇANAKKALE

Yüzlerce kişi Kaz Dağları'nda buluştu

Marmara Bölgesi'nden gelen yüzlerce kişi Kaz Dağları'nda altın için doğanın katledilmesine tepki göstererek maden şantiyesi önünde basın açıklaması yaptı. Eylemde konuşan HDP Milletvekili Züleyha Gülüm, "Bize düşen görev parça, parça mücadele etmek değil tüm parçaları birleştirmek. Bizi tek tek hedef alıp yıldırmak istemelerine karşın dört bir yandan ses çıkarmalıyız" dedi.

- Pazartesi - 12 Ağustos 2019 - 15:56
Kaz Dağları'nda Alamos Gold maden şirketinin doğa katliamına karşı sürdürülen Su ve Vicdan Nöbeti 18. gününde devam ediyor. Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Marmara Bölgesi ve Türkiye İşçi Partisi (TİP) üyelerinin katılımıyla nöbetin tutulduğu Balaban Etekleri ziyaret edildi.
 
Ziyaretten sonra kitle şantiye alanına yürüyerek basın açıklaması gerçekleşirdi. Ziyarete HDP İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm, TİP Gehel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Erkan Baş, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Parti Meclisi üyesi Mustafa Naci Toper ve Polen Ekoloji Kolektifi üyeleri katıldı.
 
'BİRLEŞE BİRLEŞE KAZANACAĞIZ'
 
Şantiye önündeki basın açıklamasında söz alan Kadıköy Demokrasi Meclisi'nden Bülent Yoldaş, ekolojik katliamların ülkenin her yerinde doymak bilmeyen bir kar hırsı sonucu ortaya çıktığını vurguladı. Kapitalizmin doymak bilmeyen kar hırsına birleşik mücadele olmadan başarı kazanamayacaklarını ifade eden Yoldaş, "Kaz Dağları, Hasankeyf, Munzur, Fatsa, Eskişehir için geç değil. Birleşe birleşe direneceğiz. Birleşe birleşe kazanacağız" dedi.
 
'KAMPI KURMA SEBEBİMİZ İNSANLARIN CANLI OLARAK KATLİAMI GÖRMESİDİR'
 
İDA Dayanışma Derneği Başkanı Ekrem Akgül, şirketin 2009'da yöreye girdiğini belirtti. 2017'de ilk ağaç kesimi başladığında halkın burayı kurtarmak için geç kaldığını vurguladı. Akgül, "Baktık ki adalet hukuk dağıtmıyor. Başka yol diyerek kamp alanı kurduk. Kampı açmamamızın asıl sebebi buranın buluşma noktası olmasını istememizdir. Her ne kadar sosyal medyada alanın görüntülerini paylaşsak da insanların duruma tepkisi 'üzgün ifade' atmaktan geçmiyor. Burayı canlı görmenin etkisi çok fazla" diye konuştu.
 
Kaz Dağları ekosisteminin içinde olduklarını ifade eden Akgül, "Görmekte olduğunuz çıplak bırakılmış alan 2 yamacı birleştiren bir yeşillikti. O yeşillikte yaşam vardı yakın zamanda. Oradan son kuş uçtu. Kaz Dağları tam kalbinden hançer yarası aldı" diye belirtti.
 
Akgül, tüm mücadelelerinin, karar vericilerin kararını durdurmak olduğunun altını çizdi ve mücadele için halkın desteğine ihtiyaç duyduklarını vurguladı.
 
'TEK DERTLERİ YANDAŞLARINA PARA BULMAK
 
HDP İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm ise insan yaşamını hiçe sayan anlayışla karşı karşıya olduklarına dikkat çekti. Halka ve ormanlarına ne olacağı iktidarın umurunda olmadığını söyleyen Gülüm, "Tek dertleri kendi yandaşlarına para bulmak. Ülkenin dört yanında bu anlayışla hareket ediyorlar" şeklinde konuştu.
 
İktidarın sadece para kazanmak için değil, tarihi yok etmek içinde çabaladığına işaret eden Gülüm, "Hasankeyf bunun örneği, Karadeniz bunun örneği. Kürt halkının tarihi de yok edilmek isteniyor" dedi.
 
'GEZİDE BİR ARADA OLMANIN SONUCUNU GÖRDÜK'
 
Gülüm konuşmasına şöyle sürdürdü: "Bize düşen görev parça parça mücadele etmek değil tüm parçaları birleştirmek. Bizi tek tek hedef alıp yıldırmak istemelerine karşın dört bir yandan ses çıkarmalıyız. Nerede ne olursa olsun, birleşik mücadeleyi örgütlemek zorundayız. Gezide bir arada olmanın sonucu gördük."
 
'BUGÜN UYARI, YARIN İDDİANAME'
 
TİP Genel Başkanı Erkan Baş da görünen tablonun en hafif deyimle "iç kabarttığını" söyledi. Ülkede düşünen herkesin doğa talanına karşı çıktığının altını çizen Baş, "Sözlere kulak vermediğiniz zaman kandırıldık diyerek koltuklarınızı korumaya çalışıyorsunuz. Bugün söylenen uyarıdır, yarın için ise iddianamedir" diye konuştu. Dünyanın dört bir yanında sermayenin para için güçlerini birleştiğini söyleyen Baş, "Paradan başka hiçbir şeye değer vermeyen katiller sürüsüne karşı halklarımız birleşmeli" dedi.
 
Açıklama "Yalancı halk düşmanı AKP" ve "Kaz Dağları halkındır halkın kalacak" sloganlarının ardından sona erdi.