etkin haber

125

ARZU DEMİR

Uluslararası DAİŞ Konferansının ardından

"Uluslararası DAİŞ Forumu" sonuç bildirgesinde uluslararası DAİŞ mahkemesi ile ilgili olarak, "Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) DAİŞ'in bitirilmesine dönük kararları yerine getirilmelidir. Adaletin sağlanması için QSD'nin tutukladığı binlerce DAİŞ çetesi ve ailelerinin yargılanacağı bir uluslararası mahkeme, Kuzey ve Doğu Suriye'de kurulmalıdır. Bu mahkemenin kuruluşunda da uluslararası koalisyon Özerk Yönetim'e maddi ve lojistik destek vermelidir." ifadeleri yer aldı.

- Perşembe - 11 Temmuz 2019 - 09:57
2014 yılının Ağustos ayından bu yana Ortadoğu halklarının başına bela olan DAİŞ, Demokratik Suriye Güçleri'nin bedeli çok ağır olan mücadelesi sonucunda yenildi. Bu direnişte aralarında enternasyonallerin de olduğu 11 bin savaşçı yaşamını yitirdi, 21 bin savaşçı yaralandı.
 
DAİŞ, alan hakimiyetini kaybetti. Ancak Rojava halkları için hala bir tehdit olduğu gerçeği ortada. Kuzey ve Doğu Suriye kentlerinde çeşitli bombalı saldırılarla korku yaymaya ve istikrarsızlık yaratmaya çalışıyorlar. 73 bin kişinin yaşadığı Hol Kampı'nda DAİŞ'li bir kadının, çarşıya çıkışında kendisine eşlik eden bir YPG savaşçısını bıçaklaması da, çete üyelerinin vazgeçmediklerine dair bir mesaj veriyor.
 
Şimdi Kuzey ve Doğu Suriye halklarının gündeminde DAİŞ ile ilgili iki önemli konu bulunuyor.
 
Birincisi; aralarında Avrupa vatandaşlarının da olduğu DAİŞ çetelerinin yargılanması.
 
İkincisi; DAİŞ'in toplumda yarattığı yıkım ve tahribatın onarımı ve bu zihniyetle mücadele.
 
Rojava'nın Amudê kenti, 6-8 Temmuz günlerinde her iki konunun tartışıldığı "Uluslararası DAİŞ Forumu"na ev sahipliği yaptı. Sadece Kürdistan'ın dört parçası ile Türkiye'den değil, Avrupa ile Amerika kıtasından da çok sayıda delege foruma katıldı. Üç gün boyunca, DAİŞ'i ekonomik, sosyal, siyasal, dinsel, askeri ve kadın boyutları ile tartıştı.
 
Foruma katılmak üzere gelen davetlilerin, Güney Kürdistan'dan Rojava'ya geçerken, KDP yönetiminin çıkardığı engellerle ile birlikte düşünüldüğünde forumun gerçekleşmesi büyük bir başarı olarak kaydedilmelidir. Forum, diğer siyasi itirazlar bir yana "Uluslararası bir mahkeme Rojava'da nasıl yapılabilir?" sorusunu da boşa çıkardı.
 
Beş yıldır DAİŞ'in vahşetine maruz kalan ancak diğer yandan da büyük bir direnişi örgütleyen halkların talebi, bu yargılamanın Kuzey ve Doğu Suriye topraklarında yapılması. Sonuç bildirgesinde uluslararası DAİŞ mahkemesi ile ilgili olarak, şu ifade yer aldı:
 
"Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) DAİŞ'in bitirilmesine dönük kararları yerine getirilmelidir. Adaletin sağlanması için QSD'nin tutukladığı binlerce DAİŞ çetesi ve ailelerinin yargılanacağı bir uluslararası mahkeme, Kuzey ve Doğu Suriye'de kurulmalıdır. Bu mahkemenin kuruluşunda da uluslararası koalisyon Özerk Yönetim'e maddi ve lojistik destek vermelidir."
 
Forumun bu talebi sahiplenerek bir irade beyanında bulunması önemli bir sonuç oldu.
 
DAİŞ'in Rojava'daki yenilgisi, bu saldırganlığa maruz kalan dünyanın diğer halklarının da kazanımı oldu. 23 Mart günü Deyr el Zor'da açıklanan zafer, dünya halklarının zaferidir. Dünya DAİŞ'in vahşetini ve karanlığını sonlandıran ve binlerce evladını toprağa veren Rojava halklarına borçludur.
 
Forum da, "DAİŞ terörünün askeri, fikri, kültürel, ekonomik ve toplumsal olarak bitirilmesi" için, Uluslararası Koalisyon ve uluslararası topluma "bu borcunu" hatırlattı.
 
Sonuç bildirgesinin bir diğer maddesi ise "DAİŞ terörünün yeniden örgütlenmesinin önüne geçilmesi için bölgedeki güvenlik sistemi güçlendirilmelidir. Güvenlik sisteminin güçlendirilmesi amacıyla Özerk Yönetim'e her alanda destek sunulmalıdır" oldu.
 
Ayrıca, Kuzey ve Doğu Suriye'nin siyasi yönetiminin, Suriye krizinin çözümünde diyalog sürecine katılabilmesi için uluslararası taraflar, güçler ve devletler de rol almaya davet edildi.
 
ABD'den AB'ye, BM'ye emperyalist devlet ve örgütlerin bu konuda "sorumluluklarını" yerine getirip getirmeyeceklerini elbeteki bölgedeki çıkarları belirleyecek.
 
Uluslararası DAİŞ konferansında sıkça gündeme gelen bir diğer konu da, DAİŞ'e destek veren ülkeler oldu. Elbette de adı en çok anılan AKP/Saray iktidarıydı. Bu konuda çokça veri sunuldu. DAİŞ çetelerinin yargılanmasının, bu ilişkilerin de yeniden belge ve tanıklarıyla gündeme getirilmesi anlamına geleceği açık.
 
Bu yargılama halkların adalet mücadelesinin bir parçası. Bu nedenle de DAİŞ'in mağdur ettiği insanların bir araya getirilmesi, bu mücadeleyi büyütür. Avrupa, Amerika ya da diğer kıtalarda DAİŞ'in bombalı, silahlı, bıçaklı vb. saldırılarına maruz kalan halkların adalet mücadelesinin Rojava'da DAİŞ çetelerinin yargılaması ile ortaklaştırılması, DAİŞ'in tüm dünyada mahkum edilmesini sağlayacaktır.
 
Sonuç bildirgesinde 23 Mart'ın "Dünya DAİŞ'i Bitirme Günü" olarak ilan edilmesi istendi. Kürdistan ve Türkiye'nin yanı sıra diğer DAİŞ mağdurları ile buluşma yönündeki girişimler de 23 Mart'ı sadece Kürtler ile Türkiyeli devrimcilerin kutladığı bir gün olmaktan çıkartarak, tüm halkların zafer günü haline getirilmesine katkı sunacaktır.