etkin haber

1429

ARZU DEMİR

DAİŞ herkesin sandığı gibi Rojava'da henüz bitmedi

DAİŞ ile mücadelenin sadece güvenlik ve askeri sorun olarak ele alınmaması gerektiğinin altını çiziyor. "Eğer böyle algılarsak, farklı isimlerle ortaya çıkabileceği gerçeğini unutmuş oluruz" diyor.

- Cumartesi - 13 Temmuz 2019 - 12:57
Demokratik Suriye Güçleri'nin Deyr el Zor zaferi ile birlikte DAİŞ'in Kuzey ve Doğu Suriye'de alan hakimiyeti sona erdi. Ancak DAİŞ tehlikesi hala son bulmuş değil.
 
6 Temmuz gününden bu yana bulunduğum Rojava'da en çok konuşulan konu bu; DAİŞ tehlikesi.
 
11 Temmuz günü Qamışlo'da bir, Haseke'de 2 bombalı saldırı gerçekleşti. Bu saldırılar da söz konusu tehlikenin somut örnekleri olarak gösteriliyor. Hol kampında da geçtiğimiz günlerde DAİŞ'li bir kadın, çarşı izni için kendisine eşlik eden bir YPG'liyi sırtından bıçaklamıştı.
 
DAİŞ'in hala bir tehdit olduğu düşüncesinin iki nedeni var. Birincisi, uyuyan hücrelerin varlığı. Bombalı saldırıların bu uyuyan hücrelerin işi olduğu düşünülüyor. İkincisi ise örgüt dağıtılmış olsa da toplumsal bir tabanının olduğu gerçeği.
 
Hol kampında 73 bin DAİŞ'li ya da DAİŞ sempatizanı bulunuyor. Bu kampın tüm lojistik ihtiyaçlarını Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi karşılıyor. Kampta tutulanlara ilişkin soruşturma süreci ise devam ediyor. Ancak ilginç bir bilgi var. BM'nin verilerine göre bu kamptan bugüne kadar iki bin kişi kaçtı. Bu kişilerin DAİŞ'in aktif üyeleri olduğunu tahmin etmek zor değil. Rojava hapishanelerinde yargılanmayı bekleyen 10 binin üzerinde DAİŞ'li bulunuyor.
 
Kongreya Star Koordinasyon Üyesi Foza Yûsif'e göre, DAİŞ'in alan hakimiyeti sona ermeden önce bu kadar çok bombalı saldırı olmuyordu. Foza Yûsif, patlamaları DAİŞ'in devamı olarak görüyor ve "DAİŞ kendini yeniden örgütleyebilir, güçlendirebilir" diyor.
 
DAİŞ'in toplumsal tabanının da devam ettiği görüşünde. "Bazı yerler yeni özgürleştirildiği için ekonomik, kültürel ve sosyal tedbirlerin hemen yaşam bulması mümkün olmuyor. DAİŞ'in neden ortaya çıktığını, nasıl toplumsal zemin bulduğunu anlayamazsak, farklı isimlerle ortaya çıkabilir" diyor.
 
Ulus devletin din ile birleşmesinin DAİŞ gibi cihatçı çetelerin nesnel zeminini oluşturduğuna dikkat çekiyor, "Ulus devletin uyguladığı faşizm DAİŞ'e önemli bir alan açtı" yorumunu yapıyor. "Neden örgütlü ve bilinçli olan yerlerden DAİŞ'e tek bir katılım olmadı? Ama Rakka ve Deyr el Zor gibi örgütlü ve bilinçli kesimlerin olmadığı yerlerden yoğun katılım oldu? DAİŞ neden Musul'dan başladı ve neden Rakka'yı başkent seçti?" diye soruyor.
 
DAİŞ ile mücadelenin sadece güvenlik ve askeri sorun olarak ele alınmaması gerektiğinin altını çiziyor. "Eğer böyle algılarsak, farklı isimlerle ortaya çıkabileceği gerçeğini unutmuş oluruz" diyor.
 
DAİŞ'in devamı olduğundan şüphe edilen bir cihatçı gruptan bahsediliyor. Güney Batı Suriye'de "Dinin Koruyucuları" anlamına gelen "Hurras ed Din"in varlığı dikkat çekiyor.
 
Geçtiğimiz günlerde yapılan Uluslararası DAİŞ Forumu'nun sonuç bildirgesinde, DAİŞ çetelerinin yargılanmasının Rojava'da yapılması gerektiği yönünde bir irade ve görüş birliği yer aldı. Bildirgede, uluslararası kuruluşlara da bazı çağrılar vardı. Ancak bu konuda uluslararası kuruluşların ve devletlerin henüz net bir politikası yok. Foza Yûsif, "Uluslararası toplumun bu kadar kayıtsız kalmasını anlamak mümkün değil" diyor ve ekliyor: "DAİŞ'in nerede, ne zaman patlayacağı belli değil. Patlarsa sadece bizi etkilemez. Tüm dünyayı etkiler."
 
DAİŞ yargılaması ve mücadele konusunda uluslararası bir stratejinin olması gerektiğini belirtiyor. Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi'nin bu konuda bir stratejisi olduğunu, bunun da "Suç burada işlenmişse, cezası da burada olmalı" şeklinde olduğunu anlatıyor.
 
Foza Yûsif, şu kaygıyı da dile getiriyor: "DAİŞ üyeleri başka bir yerde mahkemeye çıksa belki de, var olan deliller ortadan kaldırılacak ve bu kişiler suçsuzmuş gibi toplumun arasına karışacak ve belki de yarın başka bir suç ile karşımıza çıkacak."
 
Türk devletinin Efrin işgali sırasında hapishanedeki DAİŞ çetelerinin tamamının kaçtığını hatırlatıyor, "Türk devleti eğer Cizire'ye saldırırsa, DAİŞ çeteleri bakımından durum Efrin'den farklı olmaz. Savaş durumunda binlerce DAİŞ çetesi yine kaçar ve dünyanın başına bela olur" diyor.
 
Foza Yûsif'un Rojava'dan dünyaya mesajı net: DAİŞ herkesin sandığı gibi bitmedi. Her an kendini yeniden örgütleyebilir.